Kötü Etkenlere (Yeni Ortaya Çıkan Virüslere) Karşı

Kötü Etkenlere (Yeni Ortaya Çıkan Virüslere) Karşı

“Vücudun Yönetici Doğası”nın Rolü

Geleneksel tıp, modern immünoloji, metabolizma ve vücudun savunma gücünü artırma yollarına bütüncül bir bakış

Son günlerde bir yolcu gemisindeki bazı yolcuların yeni bir virüse yakalandığına dair haberler dünya genelinde ciddi endişelere yol açmıştır.

Bu haberlerde bahsedilen virüs, Hantavirus enfeksiyonu ve bazı raporlarda özellikle Andes hantavirüsü enfeksiyonu olarak belirtilmiştir.

Bu virüs genellikle kemirgenlerden, özellikle farelerden ve onların salgılarından insanlara bulaşır. Bazı durumlarda ağır solunum sendromuna, akciğer yetmezliğine ve hatta ölüme yol açabilir.

Centers for Disease Control and Prevention ve World Health Organization raporlarına göre, hantavirüs türlerinin çoğunda insandan insana bulaş oldukça nadirdir.

Bu durum bize şunu hatırlatmaktadır: dünya sürekli olarak şu tehditlerle karşı karşıyadır:

  • Yeni ortaya çıkan virüsler
  • Viral mutasyonlar
  • Zoonotik hastalıklar
  • Bilinmeyen hastalık etkenleri

Hantavirüs gibi virüsler kirli ve nemli ortamlarda (özellikle kemirgen dışkısıyla ilişkili alanlarda) çoğaldığından, geleneksel tıp bu tür durumlarda enfeksiyöz nemin giderilmesine, ortamın kurutulmasına ve hastalık etkenlerinin çoğalmasını önlemek için çevre hijyenine özel önem verir.

Geleneksel Tıpta “Kötü Etkenler”

Geleneksel tıp kaynaklarında bu tür etkenler şu isimlerle anılmıştır:

  • Bozulmuş hava
  • Zararlı/kötü maddeler
  • Dış kaynaklı toksinler
  • Bulaşıcı hastalık oluşturan etkenler

İbn Sina, Seyyid İsmail Cürcani ve Muhammed Hüseyin Akili Horasani eserlerinde sık sık vücudun savunma gücünün güçlendirilmesine vurgu yapmışlardır.

Bilginler, “bozulmuş hava” ile mücadelede yalnızca bedeni güçlendirmeyi değil, aynı zamanda çevreyi temizlemeyi de önemli görmüşlerdir. Bunun için:

  • Üzerlik otu tütsüsü
  • Günlük (frankincense) tütsüsü

ve ayrıca şu kokuların kullanılmasını önermişlerdir:

  • Elma koklamak
  • Ayva koklamak
  • Soğan koklama
  • Sarımsak koklamak
  • Gül suyu
  • Sirke kokusu

Bunların ruhsal güçleri ve sinir-bağışıklık sistemini desteklediği düşünülmüştür.

Her Virüs İçin Aşı Üretilebilir mi?

Hayır.

Doğada milyarlarca:

  • Virüs
  • Mantar
  • Bakteri
  • Parazit

bulunmaktadır.

Bunların:

  • Birçoğu hâlâ bilinmemektedir
  • Birçoğu sürekli mutasyona uğramaktadır
  • Hepsi için aşı üretmek mümkün değildir

Aşılar önemlidir, ancak insanlığın tek kurtuluş yolu değildir.

Vücudun Yönetici Doğası Nedir?

Geleneksel tıpta şu kavramlar kullanılır:

  • Vücudun yönetici doğası
  • Savunucu güç
  • Doğuştan gelen yaşam ısısı
  • Düzenleyici güçler

Bunlar şu görevlerden sorumludur:

  • Yaşamı sürdürmek
  • Hastalıklarla mücadele etmek
  • Dokuları onarmak
  • Toksinleri uzaklaştırmak
  • Vücut dengesini korumak

Bütüncül bakış açısında “doğuştan gelen yaşam ısısı”, bazal metabolizma ve hücresel savunma kapasitesine benzetilebilir.

Bu açıdan bakıldığında ateş (kontrol altında olduğu sürece), vücudun yönetici doğasının virüslerin çoğalmasını zorlaştırmak için kullandığı akıllı bir mekanizmadır ve gereksiz yere hemen baskılanmamalıdır.

Modern İmmünoloji ile Uyum

Doğuştan Gelen Bağışıklık

  • Deri
  • Mukozalar
  • Tükürük
  • Mide asidi
  • Makrofajlar
  • Nötrofiller
  • NK hücreleri

Kazanılmış Bağışıklık

  • B lenfositleri
  • T lenfositleri
  • Antikorlar
  • Bağışıklık hafızası

Mikrobiyom: Vücudun Unutulmuş Ordusu

Günümüzde bağışıklık sisteminin yaklaşık %70’inin bağırsak sağlığıyla ilişkili olduğu bilinmektedir.

Sağlıklı bir mikrobiyom:

  • Enflamasyonu azaltır
  • Bağırsak bariyerini güçlendirir
  • Besin emilimini iyileştirir
  • Toksin girişini önler

Modern immünoloji göstermiştir ki bağırsaktaki faydalı bakterilerin salgıladığı kimyasal sinyaller, akciğerlerin solunum yolu virüslerine karşı savunmasını doğrudan etkileyebilir. Buna gut-lung axis denir.

Bu durum özellikle:

  • COVID-19
  • Hantavirüs enfeksiyonları

gibi hastalıklarda önemlidir.

Geleneksel tıpta bu durum şu kavramlarla benzerlik gösterir:

  • Mide zayıflığı
  • Hazımsızlık
  • Hılt bozulması
  • Yoğun balgam
  • Sindirim sistemi mizacının bozulması

Mikrobiyomu destekleyen besinler:

  • Sirkesiz probiyotik turşular
  • Doğal kefir (yalnızca sıcak mizaca sahip kişiler için)
  • Sebzeler
  • Yeterli lif
  • Sarımsak
  • Soğan
  • Sağlıklı fermente gıdalar

İnsülin Direnci: Bağışıklık Sisteminin Sessiz Düşmanı

Bağışıklık zayıflığının en önemli nedenlerinden bazıları:

  • İnsülin direnci
  • Yüksek kan şekeri
  • Visseral obezite
  • Yağlı karaciğer
  • Metabolik sendrom

Yüksek kan şekeri:

  • Enflamasyonu artırır
  • Bağışıklık hücrelerinin işlevini azaltır
  • Mikropların çoğalmasını kolaylaştırır

Geleneksel tıpta bu durum kısmen şu kavramlarla ilişkilendirilebilir:

  • Aşırı doluluk
  • Sağlıksız balgam baskınlığı
  • Karaciğer mizacının bozulması

Altı Temel Sağlık İlkesi

1. Hava

Temiz hava ve yeterli oksijen

2. Beslenme

Mizaca uygun beslenme

3. Hareket

Orta düzey egzersiz

4. Uyku

Vücudun yenilenmesi

Biyolojik saatle uyumlu olarak gece yarısından önceki kaliteli uyku (özellikle 22:00–02:00 arası), melatonin ve antiinflamatuar sitokin salgısını artırarak bağışıklık sisteminin yenilenmesine yardımcı olur.

5. Ruhsal Durum

Stres:

  • Vücutta asidik ortamı artırabilir
  • Hastalık etkenleri için uygun ortam oluşturabilir

Stres kontrolü ve “anda yaşamak”, stres yönetiminde önemli yöntemler olarak belirtilmektedir.

6. Atılım

Atık maddelerin uzaklaştırılması

Geleneksel tıpta kabızlık birçok hastalığın temel nedeni kabul edilir.

Bağırsakta toksin birikirse, vücudun yönetici gücü bu iç toksinlerle mücadeleye enerji harcar ve dış virüslere karşı savunma zayıflayabilir.

Bağışıklık Sistemine Zarar Veren Faktörler

  • Beyaz şeker
  • Basit karbonhidratlar
  • Beyaz un
  • Fast food
  • Endüstriyel yağlar
  • Uykusuzluk
  • Kronik stres
  • Aşırı sigara kullanımı
  • Aşırı alkol tüketimi
  • Hareketsizlik
  • Gereksiz antibiyotik kullanımı

Bağışıklık İçin Temel Mikro Besinler

  • D vitamini
  • C vitamini
  • Magnezyum
  • Çinko
  • Selenyum
  • Potasyum
  • A vitamini
  • Omega-3
  • Yeterli protein

COVID-19’dan Alınan Dersler

COVID-19 döneminde şu bireylerin daha fazla zarar gördüğü gözlemlendi:

  • Obez bireyler
  • Kronik enflamasyonu olanlar
  • Diyabet hastaları
  • Yetersiz beslenenler
  • Vitamin eksikliği olanlar

(özellikle D vitamini, C vitamini, magnezyum ve selenyum eksikliği)

Mizaçların Enfeksiyona Tepkileri

Balgamsal mizaç

  • Fazla balgam
  • Sinüzit
  • Mukus artışı

Safravi mizaç

  • Yüksek ateş
  • Şiddetli enflamasyon

Sevdavi mizaç

  • Kronik halsizlik
  • Kaygı

Demevi mizaç

  • Daha fazla enflamasyon
  • Tıkanıklık/kan birikimi

Doğal Bitkilerin Rolü

  • Safran
  • Sarımsak
  • Soğan
  • Çörek otu
  • Zerdeçal
  • Zencefil
  • Tarçın
  • Maydanoz
  • Şalgam
  • Kabuğuyla limon

Anti Plus Karışımı

İçeriği:

  • Propolis
  • Arı sütü
  • Polen
  • Bal
  • Sarımsak
  • Çörek otu
  • Zencefil
  • Zerdeçal
  • Safran
  • Tarçın
  • Keçiboynuzu
  • Kuşburnu

Faydaları:

  • Bağışıklık desteği
  • Enflamasyonun azaltılması
  • Sindirim desteği
  • Enerji artışı
  • Antioksidan etki

Anti Plus Sprey

İçeriği:

  • Propolis
  • Sarımsak yağı
  • Kuşburnu yağı
  • Okaliptüs yağı
  • Çay ağacı yağı
  • Tarçın yağı
  • Karanfil yağı
  • Zeytinyağı
  • Hindistan cevizi yağı
  • Argan yağı
  • Nene yağı

Şu bölgelerde mikrobiyomu desteklemek ve zararlı etkenleri azaltmak amacıyla kullanıldığı belirtilmektedir:

  • Ağız
  • Burun
  • Boğaz
  • Cilt
  • Yaralar

Korunma ile Tedavi Arasındaki Fark

Bu ürünler bağışıklık sistemini destekleyici ürünlerdir.

Tıbbi tedavinin yerine geçmezler.

Aşağıdaki Durumlarda Derhal Doktora Başvurulmalıdır

  • Nefes darlığı
  • Bilinç kaybı veya bilinç bulanıklığı
  • Yüksek ateş
  • Göğüs ağrısı
  • Oksijen düşüklüğü

Sonuç

Dünya her zaman yeni virüslerle karşılaşacaktır.

Ancak şu adımlarla daha dirençli bir beden oluşturmak mümkündür:

  • Mizacı tanımak
  • Metabolizmayı düzeltmek
  • Bağırsak sağlığını korumak
  • Enflamasyonu kontrol etmek
  • Altı temel sağlık ilkesine uymak
  • Yeterli uyumak
  • Doğru beslenmek
  • Stresi yönetmek
  • Doğal ürünleri bilinçli kullanmak

Vücudun “yönetici doğasını” güçlendirmek, yeni hastalıklar çağında sağlığın en önemli sermayelerinden biridir.

Kaynaklar

  1. El-Kanun fi’t-Tıb — İbn Sina
  2. Zakhireh Kharazmshahi
  3. Makhzan al-Adviah
  4. Centers for Disease Control and Prevention
  5. World Health Organization
  6. Pasupuleti VR ve ark. — Oxidative Medicine and Cellular Longevity (2017)
  7. Kooti W ve ark. — Chinese Journal of Natural Medicine (2016)
  8. Medicinal Plants
  9. Dr Kalan Natural
  10. Dumas A. ve ark. — Cell Microbiology (2018)
  11. Besedovsky L. ve ark. — Physiological Reviews (2019)

Similar Posts

Bir yanıt yazın