HÜNNAP

Genelde gaz ve şişkinliği mideden atar. Fakat soğuk mizaçlarda tam tersi etki yapar. Bağırsaklarda parazit, balgam ve şişkinliği olanlar ihtiyatlı bir şekilde uzman gözetiminde kullanmalıdır. Midesinde reflü, ekşime, hazımsızlık olanlar müslihi ile birlikte tüketmelidir.

Latince : Ziziphus jujuba

Almanca : Jujube 

İngilizce : Jujube

İspanyolca : Pastilla

Fransızca : Jujube 

Familya : Cehrigiller( Rhamnaceae) 

Cinsi : Ziziphus

Mizacı : Mutedildir. Soğuğa ve rutubete biraz meyillidir.

Müslihi: Soğuk mizaçlarda bal ve yabani nane.

               Sıcak mizaçlılarda  doğal şekerdir.

İçeriğindeki Maddeler : Yapraklarındaki fenolik asitler Kafeik asit, Ferulik asit, Klorojenik asit. Meyvelerinde ; Kumarik asit, Ellagik asit, Vanilik asit bulunur. Tohumlarında flavonoidlerden; Saponein, Spinosin, Viteksin. Meyvelerinde ise; Epikateşin, Kuersetin, Rutin, Prosiyanidin bulunur. Ayrıca, tanin, şeker, müsilaj, B grubu vitaminlerinden(niasin, riboflavin,tiamin) A, C vitamini, kalsiyum, bakır, demir, magnezyum, manganez, fosfor, potasyum, sodyum ve çinko içerir. Antioksidanlardan flavonoidler, saponinler, polisakkaritler bulunur.

Anavatanı : Güneydoğu Asya, Çin 

Yetiştirildiği Yer : Çin, Roma, Japonya, Rusya, Hindistan, Güney Avrupa ve Kuzey Afrika

Yetiştirildiği Toprak Türü : Ilıman mevsim bitkisi olan hünnap -20 derece sıcaklığa dayanıklı, humusca ve kireçce zengin, kumlu, geçirgen ve verimli topraklarda aşırı yağışa ve kuraklığa dayanıklı bir bitkidir.

Çeşitleri : Çin’de “hayatın meyvesi” olarak adlandırılır. “Ünnap ve Çiğde isimleri ile anıldığı yöreler mevcuttur.Kırmızı hurma, çin ve hint hurması isimleri ile de anılır.400’e yakın türü vardır.

Hasat Zamanı : Eylül sonunda başlar, Kasım’ın ortasına kadar devam eder. Soğuk iklimlerde ise hasadı Ekim ayında başlar.

Kullanılan Kısmı : Meyvesi ve yaprakları 

Kullanım Şekli : Gıda, çay, hidrosol şeklinde ve ekstresi çıkarılarak kullanılır. İlaç sektöründe ve endüstride kullanılır. Hünnap özü cilt bakım ürünlerinde kullanılır. Zamk şeklinde kullanılır. Pekmez olarak  tüketilebilir.

Kullanıldığı Durumlar :

-Kurutucu ve tutucu etkileri vardır.

– Saç dökülmesini önler.

– Hünnap zamkı, kepeği önler ve saçlara kırmızı renk verir.

– Yaprakları, apseleri yumuşatır.

– Astım ve akciğer hastalıklarına iyi gelir.

– Hünnap, mideyi güçlendirir. 

– Fazla  kullanıldığı zaman kabız ve ishal yapar.

– Postpartum(doğum sonrası depresyon ) ve menstruasyon(adet kanaması) kanamalarında faydalıdır.

– Bağırsak ülserleri ve uterus akıntılarında kullanılır.

– Hünnap kekik ile kaynatılarak içilirse kanı inceltir, kalp çarpıntısını ve ağrısını izale eder, kişiyi kaşıntıdan kurtarır. Damar sertliğine de şifa verir. 

– Uykusuzluğa karşı ilaç olarak kullanılır.

– Oksidatif strese azaltır.

DR Kalan’dan Tavsiyeler: 

Genelde gaz ve şişkinliği mideden atar. Fakat soğuk mizaçlarda tam tersi etki yapar. Bağırsaklarda parazit, balgam ve şişkinliği olanlar ihtiyatlı bir şekilde uzman gözetiminde kullanmalıdır. Midesinde reflü, ekşime, hazımsızlık olanlar müslihi ile birlikte tüketmelidir. Çok sıcak mizaçlar, diyabeti olanlar, kanında pıhtılaşma problemi olanlar, sarı kuru erik ile birlikte kullanılmalıdır. Safradan kaynaklanan kaşıntıya iyi gelirken; sovdadan kaynaklanan kaşıntıya iyi gelmez. Soğuk mizaçların uzun süre hünnap kullanması cinsel sıkıntılarını artırır. Bu nedenle zencefil+tarçın+safran+havlıcan karışımı ile birlikte tüketilmesi tavsiye edilir. Bu karışım yağların yakılmasında da etkilidir, iştahı keser, zayıflamaya yardımcı olur. Detox programlarında müslihi ile kullanılır. Yeni doğanlarda görülen sarılıkta, suda beklettikten sonra suyunu içirmek sarılığı giderir.(5 tane hünnap üzerine 1 çay bardağı kaynar su konulacak, bir kaç saat bekletilip azar azar içirilecek). Bilirubin yüksekliğine de iyi gelir. Saponin açısından zengindir. Bu özelliği ile bağışıklığı ve kasları güçlendirir. Sovda mizaçların hünnabı sarı kuru erik ve incir ile tüketmesi tavsiye olunur

*Kan akışını hızlandırıcı etkisiyle aşırı kullanımı alerji etkisi ve ishal yapabilir.

YAZAR: Farzollah Gholizadeh(Dr.Kalan)

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir