Hastalıkların Anası – NEZLE VE ZUKAM(Doğal tıp açıcından) 

NEZLE VE ZUKAM(Doğal tıp açıcından) 


                   Doğal tıpta burunla alakalı problemler Zukam(زکام) ve Nezle(نزله) olmak üzere iki özel başlık altında incelenir. Beyin akıntıları ve vücudun buhâratı burundan geliyorsa Zukam;  boğazdan geliyorsa Nezle adını alır.
Zukam ve nezle Tıbb-ı Sünneti’de  çok geniş bir konudur. Alerjik rinitler, grip,polipler, nazofarenjit, sinüzit vs gibi durumlar bu iki başlığın altında incelenen rahatsızlıklardan sadece bir kaçıdır. Zukam ve nezleler vücudun sıcaklığından veya soğukluğundan kaynaklanır. Bunlar vücudun bir numaralı istiğfaratıdır. Bedende toplanan Ahlat-ı Gayr-ı Tabii(اخلاط غیر طبیعی) hıltların atılması gerekir. Beyinde biriken bu hıltlar çeşitli yollarla vücuttan uzaklaştırılır. Bu yollardan biri zukam diğeri ise nezledir. Akıntılar burun ve boğaz yolu ile dışarı atılmadığı takdirde vücuda inerek birçok hastalığın illeti(sebebi) olurlar.

Hârizmşâhlar döneminin ünlü hekim ve cerrahı olan Ebu ibrahim Zeynuddin İsmail b. Hasen el- Hüseyni el-Cürcani(الجرجانی) ( ö. Hicri : 531-Miladi _1137), Zahire-i Hârizmşâhi ( ذخیره خوارزمشاهی ) adlı eserinde şöyle der:” Nezleler beynin dışkılarıdır. Eğer bunlar doğru yoldan dışarı atılmazsa göz, kulak , diş-diş etleri, tiroid, bademcik gibi organlarda birikerek akciğer,mide ve vücutta zayıf olan organlara giderek büyük sıkıntılara neden olurlar. “

İbn-i Sina ise nezlelerin aşağıya indikçe sinirlere tesir ettiğini ve sinirler aracılığı ilk organlara ulaşarak buralarda hastalıklara sebebiyet verdiğini belirtmiştir.

Hekim Azamhan-ı Çeşt-i(اعظم خان چشتی), İksir-i Azam(Muhit-ül Azam) isimli kitabında Zukam ve Nezle için şu tespitlerde bulunmuştur. Sıcak nezlenin alametleri; burunda kaşınma, yanma hissi, zihin bulanıklığı, baygınlık hissi, ağız tadının genelde acı veya tatlı olması, başta ağırlık hissi, diş etleri ve küçük dilde kaşıntı, kulak ağrısı, baş ağrısı, susuzluk hissi, baş ve gözde yanma, yüz ve gözün akında kızarmalar, burundan sıvı ve yakıcı akıntı gelmesi, başa dokunulduğunda sıcaklık hissedilmesi, göz suyunda artış, hızlı-ritimli ve dolgun(kaba) nabız, sarı idrar gözlemlenmesidir.

İbn-i Sina da nezle ve zukam  akıntıları sıcak ve soğuk olmak üzere iki kısma ayırmıştır.

Sıcak akıntılar; burundan geliyorsa(yani zukam şeklinde ise ); yüz ve gözde kızarıklık, yakıcı burun sıvısı, baş ve bedene dokunulduğunda sıcaklık hissi; boğazdan geliyorsa (yani nezle şeklinde ise), boğazda kaşıntı ve yanma, akciğerde öksürük, yakıcılığından dolayı tiroidlerde ve ulaştığı her organda enfeksiyon yapar. Sıcak nezleler dışarı döküldüğünde acı, yakıcı formda olup, rengi sarı ve kırmızıdır. 

Soğuk nezle ve zukamlarda ise; soğuk akıntılar sıcak akıntıların aksine kroniktir. Genelde boğazda balgam ve yapışıklık hissedilir .Bazen bu hılt o kadar çok olur ki kişi temizleyemez ve yutar. Bu akıntı oldukça katı ve yapışkan kıvamda, mezesiz, küflenmiş ve kötü kokuludur. Çocuklarda at öksürüğüne(horoz öksürüğüne) neden olur.

Sıcak nezleler uzun vadede yutulduğunda asit gibi yakarak mide ve bağırsak ülserlerine sebep olur. Soğuk nezleler ise rutubetten dökülen duvarlar gibi kireçlenmelere,kemik erimesi, MS ve ödeme yol açar. Bağışıklık sistemini zayıflatır, bakteri ve virüslere bağlı hastalıkları artırır. Soğuk nezlelerde ateşlenme enfeksiyonun vücuttan atılmasını sağlarken ; sıcak nezlelerde alametleri ortadan kaldırmaz ve hastayı daha kötü durumlara getirebilir.

Nezle bir çeşit dışkıdır ve gıda niteliği taşımaz. Bu yüzden faydalı hıltlara tebdil olmaz. Vücuttan detox ile atılmayan nezleler tekrar tekrar emilerek organlarda birikir ve kist, fibrom, tümör gibi gayr-ı tabii yapılara dönüşür.

Eğer kas ve kıkırdaklarda birikinti olursa ağrı, kireçlenme ve romatizmalara sebep olur.

Nezleler ve Zukamların Sebepleri

Sebepler dahili ve harici olmak üzere incelenir.

  • Harici Sebepler: Başa dışarıdan arız olan etkenler ve sıcaklardır(Başa güneş geçmesi veya başa çok sıcak yağların sürülmesi misk (مشک)vb ısıtıcı kokuları). Dış sıcaklıklar başın ısısını artırarak buradaki hıltları sıvılaştırır. Bazen beynin sıcaklığı vücuttaki buharatı yukarı hareket ettirerek burundan dışarı döker. Sıcak nezlelerde sıcak besinler ve kokular sıkıntıları artırır. Kafur gibi soğutucu etkenler sıcak olan akıntıyı soğutarak rahatlama sağlar .Uzun süreli sporlar ,hamam ve saunalarda fazla durmak, çokça kan aldırma(hacamat, sülük)gibi uygulamalar vücudu dışarıdan soğutur. Baş bölgesindeki gözenekler kapanarak bedendeki buharatın dışarı çıkışını engelleyerek beyinde yoğuşmaya neden olur.Beyin soğur ve bu nezleler vücuda inerek organlarda toplanır. Baş bölgesinin soğumasının bir diğer sebebi de tüketilen gıdaların soğukluğu ve nezlelerin beyinde hapsolarak birikmesidir.
  • Dahili sebepler: 3 başlık altında toplanır. Bunlar; beyin ve vücudun hareketi, beyin ve bedenin soğukluğu ve imtila(doluluk ki beden ve beyinde 4 hıltın fazlalığıdır).

Seyyid Muhammed Hüseyni Eğili Horasani(Hicri 12.yy’da yaşamış ) Hulasat-ul Hikmet kitabında nezlelerin sebeplerini dahili ve harici olmak üzere ikiye ayırır. Bu iki sebep birleşirse nezle ve zukamlar çok kuvvetli olur ve ağır hastalıklara sebebiyet verir. Bu durumda NEZC(münzic ve mühellillerle gayr-ı tabii hıltları kıvama getirip vücuttan atma) yapılarak beden toksinlerden arındırılmalıdır.

Zukam ve nezleler yoluyla vücutta biriken toksinler, mide ,diş, diş eti problemleri, kulak, göz, tiroit, bademcik, beyin hastalıkları, mide ve bağırsak ülserleri ,ishal, zatürre ve öksürük gibi birçok rahatsızlığa sebep olur.

Sıcak nezleler sıvı halde olduklarından vücutta kolay hareket eder, öksürüğe ve mikrosefali, makrosefali, alzheimer ve çocuklarda zihinsel sıkıntılar oluşturur.

Soğuk nezleler  yapışkanlığı ve koyu kıvamı ile kist, tümör, kolit gibi durağan sıkıntılar yapar. Sıcaklık arttıkça sıvılık ve hareket artar. Soğukluk ise nezlelerde katılığı ve hareketsizliği artırır. Bu yönüyle soğuk nezleler bulunduğu yerde tıkanıklık ve ağrılara sebep olur. Soğuk nezlesi olan bireylerde beynin atıcı kuvveti(قوه دافعه) zayıf ise beynin  gözenekleri tıkanır ve katı haldeki toksinler beyinde kalır. Yoğun baş ağrıları, baş dönmeleri, epilepsi, beyin krizleri ve psikolojik sıkıntılara neden olur. Polimiyozit adı verilen rahatsızlık tedavi edilmediği takdirde kas erimeleri, tansiyon yüksekliği, kalp problemleri, bağırsak tıkanmaları, böbrek hastalıkları, nefes  problemleri ve kanser gibi büyük sıkıntılar meydana gelir.

Guillain Barre sendromunda ise  sindirim sistemi sinir sistemine saldırarak tahrip eder. Multiple skleroz(MS) eklem rahatsızlıkları ve ağrıları, adet düzensizlikleri ve sindirim sistemi(mide, bağırsak, karaciğer) rahatsızlıkları gözlemlenir.

Hatta yeni araştırmalar nezlelerin irritable bağırsak sendromu(İBS,spastik kolon, huzursuz bağırsak)’na sebep olduğunu gösterir. İBS sinüs ve solunum sistemi enfeksiyonları ile yakından alakalıdır. 

Fazla yemek, midenin uzun süre boş kalması, ihtibas ve istifranın( احتباس و استفراغ) fazla olması, uykunun yetersiz, kalitesiz veya çok olması, maddi sıkıntılar, iflas, acı ölümler, kayıplar, keder, sınav stresleri(Sitte-i Zaruriye’nin (سته ضروریه ) v.s her bir rüknunda meydana gelen gayr-i tabii durumlar nezlelerin artışına neden olur. Bunlara ek olarak acı ve baharatlı gıdalar,  soğan, sarımsak, tere, turp gibi keskin gıdalar ve kokuların fazlasıda zukamların oluşumunda etkendir. 

Nezleler özellikle sinüs bölgesinde aşağıdaki durumlarda artış gösterir ;

-Sıcaktan soğuğa, soğuktan sıcağa ani geçişler,

– Banyo sonrası soğuğa maruz kalma,

– Motosiklet kullanımı esnasında yüze ve alnına direk temas eden soğuk hava, 

– Magnezyum ve bazı probiyotiklerin eksikliğinden kaynaklanan mide kapağındaki gevşeme ile bedendeki buharın baş bölgesine çıkarak yoğunlaşması, nezleleri artıran bazı etkenlerdir.

Uzun zaman süren soğuk nezleler burun poliplerine sebep olur. Sinüslerde enfeksiyon oluşması(sinüzit), kulak enfeksiyonları , mide-bağırsak soğuması ve buna bağlı olarak ağızdan su gelmesi, eklem ağrıları, kireçlenmeler, mide ekşimesi ve sabahları yaşanan mide bulantıları nezlelerin sebep olduğu bazı durumlardır.

Nezleler mide, dalak, karaciğer, safra kesesi ve bağırsağa salınarak bu bölgelerden salgılanan hormonların artış veya azalışını etkiler. Böylece vücutta gaz oluşumuna neden olur. Bu durum hazmın iyi olmadığının göstergesidir. Vücudun çeşitli organların da meydana gelen gazlar ve toksinler bağırsak, mesane ve rahim gibi organların ağırlaşmasına(genleşmesine) neden olur. Göbek düşmesi ve bazı iç organların yerlerinin değişmesi bu durumun bir sonucudur.

Alerjik rinit, mevsimsel alerjiler ve sık sık grip olmak da nezleler sebebiyledir. Griplerin %90’ı virüs kaynaklıdır ve yüzden fazla virüs söz konusudur. Griplerin genelinde iki önemIi  virüsün etkenliği mevcuttur. Bunlar Rhino virüsler ve Corona virüslerdir.

Soğuk nezlelerin sinüslerde olması virüsler için uygun yaşam alanı oluşturarak sıkıntılara yol açar. Alerjik rinitler daimi ve mevsimsel sebeplere bağlı olarak ortaya çıkar.

Daimi Sebepler: Genelde mite(akar), kepek ve küçük hayvanlara ait yapılardan(tüy, deri,  kurt) kaynaklanır.

Mevsimsel Sebepler: Genellikle bitkilerin havadaki polenlerinden kaynaklanır.

Mevsimsel rinitler ise; alerjik ve gayr-ı alerjik(non alerjik) olmak üzere ikiye ayrılır. Gayr-ı alerjik rinit nezlelerin, burun damarlarıyla tüyler ve hücrelerde sıkıntı oluşturması sonucunda meydana gelir.

Doğal Tedaviler 

Akıntı sıcak ise(sıvı ve yakıcı) biraz soğukluk ile katılaştırılarak; soğuk ise ısıtılıp sıvılaştırılarak tedavi edilir. Şizofreni hastalığı sıcak nezlelerden kaynaklanırken; epilepsi soğuk nezlelerden kaynaklanır .

Soğuk nezlelerde ısıtıcı(sıcak) yağlar, masajlar, buharlar, sıcak koku ve gıdalar kullanılmalıdır. Isıtıcı etkiye sahip olan karbonatlı suyun buharının solunması, çörekotu, ud-i hindi, propolis ve susam yağı gibi yağların burundan damlatılması soğuk nezlelere çok iyi gelir.

Sıcak nezlelerde ise sıcak yağlar yerine menekşe, nilüfer ve zeytinyağı gibi soğuğa yakın yağlar burna damlatılmalı ve yine bu yağlarla masaj yapılmalıdır. Sirke buharı da rahatlama sağlayacaktır.

Sıcak nezlelerde başın kapatılmaması gerekirken; soğuk nezlelerde baş sıcak tutulmalıdır.

Genelde her iki nezlede de konuşurken burunda tutukluk, başta ağırlık hissi ve ağrı, vücutta ağırlık ve koku kaybı meydana gelir.

Soğuk nezlelerde başa sıcak havlu koymak, yün başlık takmak, yarpuz, adaçayı, kekik çayları ve buharı faydalıdır; fakat sıcak nezlelerde bu uygulamalar iyi gelmez. Sıcak nezlelerde, hünnap ve sarı kuru eriği birlikte tüketmek ve kafurla buhar yapmak daha faydalıdır.

Nezlelerin hiçbirine öğlen uykusu(kaylule) iyi gelmez. Nezc yapıldıktan sonra banyoya girmek daha faydalıdır. Sıcak nezlelerde sikencebin, soğuğa meyilli sularla; soğuk nezlelerde bal, limon, maydanoz karışımı sıcağa meyilli sularla yapılırsa daha iyi olur. Her iki nezlede de akıntıları içeri akıtacağı için sırtüstü yatmak iyi değildir. Yan yatmak gerekir.

Soğuk nezlelerde baş ile birlikte ayaklarında(kan dolaşımının daha iyi yapılabilmesi için) yün giyeceklerle sıcak tutulması gerekir.

Banyodan sonra her iki nezleye de spor, terleme, aşırı hareket ve cima iyi gelmez. Soğuk nezlelerde ilk 4-5 gün hapşırığı kesen ilaçlar kullanmak iyi değildir. Nezlelerde ateş de olsa banyoya girilmez.

Sıcak nezlelerde mercimek çorbasına sirke ve sarı kuru erik dökülebilir. Zencefil, zerdeçal, soğan, sarımsak, kekik, acı baharatlı gıdalar ve nohut iyi gelmez. Kişniş, hatmi çiçeği demlemesi, menekşe yağı, arpa haşlaması(5O gr arpa 1It suda 50 da kaynatılır )çok iyi gelir. Soğuk nezlelerde ise sıcak nezlelerin tersine soğan, sarımsak zencefil, zerdeçal, kekik, nane, acı-baharatlı gıdalar ve nohut çok iyi gelir.

 Kaynak: Elaim &Delail (Yazar: Fariba Bayrami ve Farzollah Gholizadeh)  

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir